|
|
İspanya, Avrupa'nın en hareketli gece hayatına
sahiptir. Eğlenceler Cuma akşam başlar ve Pazartesi sabaha kadar
devam eder. Bar ve diskolar en fazla tercih edilen yerlerdir.
Buralarda saat 02:00 gibi eğlence doruğa ulaşır ve genellikle sabah
06:00'ya kadar devam eder. Diskoların bazılarında blue jean ve
benzeri kıyafetlerle giriş yasaktır. Pop ve Jazz türü müzik yapan
yerler oldukça fazladır. Buralarda gelen turist yoğunluğuna göre
bilinen şarkılar çalınsa veya söylense bile ağırlık İspanyol
müziğindedir. Bazı gece kulüpleri ve barlar belli gün ve saatlerde
Flamenko gösterileri düzenlerler bunları turizm bürolarından veya
otelinizin resepsiyonunuzdan rahatlıkla öğrenebilirsiniz gerekiyorsa
rezervasyon yaptırabilirsiniz.
Tüm bunların dışında klasik müzik, tiyatro ve sinema gösterilerini
izleyebileceğiniz gibi, futbol, boğa güreşleri de Madrid'i tanımak
açısından size yardımcı olabilir.
Madrid'i Romalılar kurmuştur. Kesin dönem bilinmese de 3. ve 5.
yüzyıl arasına tarihlenir. Madrid ' i 10.yüzyılda Magerit adıyla bir
Müslüman Merkezi olarak görürüz. 16.yüzyılda şehir İspanyol
İmparatorluğu'nun başkenti olur. Burası 17.yüzyılda Cervantes, Lope
de Vega ve Calderon gibi yazarların yaşadığı bir entelektüeller
kenti haline gelmiştir. 18.yüzyılda kültür hayatı en üst
seviyededir. 1808-1813 yılları arasında Napolyon tarafından ele
geçirilen Madrid, yönetimin tekrar İspanya'ya geçmesinin ardından
20.yüzyıla kadar toparlanamamıştır. 1931 yılında kurulmaya çalışılan
demokratik rejim 1936 -1939 yılları arasında iç savaşla kesintiye
uğramıştır.
( Hemingway ' in " For whom the bell tolls " - Çanlar kimin için
çalıyor - eseri bu iç savaşı anlatır. ) İspanya bugün 2.Dünya savaşı
sonrası kurulan monarşik sistemle idare olunmaktadır.
Madrid çevresindeki yerleşimlerle birlikte yaklaşık 3 milyon nüfusu
olan bir şehirdir. Deniz seviyesinden 700m yükseklikte bir plato
üzerine yaklaşık 8000 km2 üzerine kurulmuştur. Oldukça modern
görünüşlü olan bu Avrupa başkentinde, şehir merkezinde özellikle
19.yüzyıla tarihlenen çok sayıda bina yer almaktadır. Şehir
merkezinde, şehrin hafızasını koruyan bu tarihi doku, şehir dışına
doğru çıkıldıkça yerini düzenli yaşam alanlarına bırakmaktadır.
İklim : Kış aylarında ısı genellikle 0 derecenin altına düşmez.
İspanya'da genellikle çok sıcak olan yaz aylarının aksine Madrid'de
ısı Temmuz, Ağustos aylarında 30 derecenin biraz üzerindedir. Yaz
aylarında da yine İspanya genelinin aksine arada yağış görülür. Yani
her ihtimale karşı şemsiyesiz gidilmez.
Gezilebilecek Yerler;
Puerto del Sol: Madrid'e ister yalnız isterse bir gurupla gidin
öncelikle bulmanız gereken nokta Puerto del Sol'dur. İspanya'nın
resmi olarak merkezi kabul edilen nokta Puerto del Sol 'deki
belediye binasının önündedir.
Tam karşınızda, biraz dikkatli bakarsanız ağaca dayanmış bir ayı
heykeli göreceksiniz ki bu heykel Madrid şehrinin amblemidir. Artık
İspanya'nın ortasını bulduğunuza göre bu noktayı kendinize referans
kabul edip buradan çeşitli yönlere açılan ana caddeler üzerinde
yapacağınız kısa yürüyüşler gün bitiminde şehri tanıyor kılacaktır
size. Ama fazla vaktiniz yoksa sadece en popular yerleri gezmek
istiyorsanız kolayca elde edebileceğiniz bir şehir planıyla
aşağıdaki yerleri ziyaret edebilirsiniz.
Palacio Real (Royal Palace) 18. yüzyılda Bourbon'ların ( yönetimdeki
aile) idare binası. Calle de Bailen'de, Puerto del Sol'den, Calle
Mayor'u izleyerek, cadde bitiminde güneye döndüğünüzde çıkarsınız.
Museo Del Naturale : Monasterio de las Descalzas Reales (Monastery
of the Descalzas Reales): 1733 yılında kral V. Felipe tarafından
yaptırılmıştır. Calle de Preciaus' üzerinde (sağdan 2.sokak)
Puertodel Sol'un en kuzeyindeki ana cadde.
Plaza de la Independencıa (Alcala Gate): Kral III. Charles
tarafından şehre giriş kapısı olarak tasarlanıp neo-klasik üslupta
yaptırılmıştır. Puerto del Sol'den sol tarafa yaklaşık 20 dakikalık
hızlı bir yürüyüşle ulaşılabilir.
Retiro Park Alcala Gate'I geçtikten sonar sağ kolda yer alır.12
hektarlık bir alan üzerine kurulmuştur. 17.yüzyılda Retiro
Sarayı'nın bir bölümü olarak düzenlenmiştir.İspanya iç savaşı
sırasında oldukça hasar görmüşse de park içindeki bitkiler,
çeşmeler, havuzlar, anıt ve heykeller ve bahçe düzenlemeleri
görülmeye değerdir.
Grand Via Madrid'in tarihi dokusu içine yerleşmiş en popular
alış-veriş merkezi. Şehrin kuzeyindedir.
Plaza de Colon 1885 yılında Arturo Melida tarafından düzenlenmiş bir
bahçe ve kültür merkezi kompleksidir. Alanın ön tarafında oldukça
yükseltilmiş bir kaide üzerinde Columbus keşiflerini İspanyollara
sunuyor gibidir.
Plaza de Espana Kentin en yoğun caddelerinden biridir.Resmi
binaların bir çoğu bu cadde üzerindedir. Ayrıca Cervantes Anıtı da,
bu doku içinde yine yel değirmenlerine savaş açmış iki kahramanıyla
yer almaktadır.
Museo Del Prada : Plaza Mayor Kare bir avlu etrafında düzenlenmiş
136 binadan oluşur. Mutlaka görün. 1619 yılında krallığa prestij
sağlayacak bi alış-veriş merkezi olarak inşaa edilmiş. Hala çeşitli
dükkan ve atölyelerden oluşan oldukça güzel bir ortamı var. Ayrıca
bu açık avluda binada yer alan 437 balkondan da seyredilen boğa
güreşi gibi geleneksel oyunların yanı sıra kraliyet ailesine ait
düğün törenleri yapılmaktaymış. Bugün de çeşitli yerel festivallerde
bu alan kullanılmaktadır. Alanın ortasında Kral III. Philip'in at
üzerinde heykeli yer almaktadır.
Plaza Mayor'da vereceğiniz bir kahve molasının ardından Madrid'in
17.yüzyıldaki merkezine doğru ilerleyebilirsiniz. Ayrıca burada
şehrin en eski binalarını "Casa de Cisneros"u görebilirsiniz.
La Maja Desnuda - Goya : Prado Museum (Paseo del Prado): 18.yüzyılda
yapılmış olan bina Neo-Klasik üsluptadır. VII.Ferdinant ve karısının
girişimleriyle oluşan kolleksiyona ait yaklaşık 300 adet parça ile
kurulan müze bugün 7000 civarında eserle dünyanın en önemli Avrupa
sanatı koleksiyonlarından birine sahiptir. Romanesk Dönemden
günümüze kadar tarihlenen eserler İspanyol sanatçılarına (
Velazquez, El Greco, Goya...) ait olduğu gibi Avrupanın çeşitli
dönemlerde faaliyet göstermiş diğer okullarının da (Bosch, Rubens,
Mantegna, Raphael Tintoretto, Tiziano Caravaggio, Botticelli, Dürer,
Poussin...) temsilcilerinin uygulamalarını içerir. Eğer plastik
sanatlar ilginizi çekiyorsa Prado Müzesine sabah erkenden, hatta
kuyruğa girmek için mesai başlamadan (09:00-15:00) gidin. Pazartesi
kapalıdır.
İspanya'da 3F 'nin (Flameco, Football, Fiesta) ülkenin popüler
kültürü içinde önemli bir yeri olduğunu herkes bilir. Flamenco Dansı
bugün genellikle turistik bir gösteri niteliğinde olup daha çok
akşam saatlerinde organize edilmektedir. Bu konuda bilgiyi en rahat
şekilde otel resepsiyonlarından edinebilirsiniz. Madrid'in dünyaca
ünlü 2 futbol takımı olan Real Madrid ve Atletico de Madrid
takımlarını ise duymayanınız yoktur. Özellikle Barcelona ile olan
ezeli rekabet hele de ünlü Bernabeu Stadyumu'ndaysa...
Boğa güreşleri Madrid'de özellikle Mayıs ayının ortalarından
itibaren Calle de Alcala ve Vista alegra Metro istasyonu yakınındaki
arenalarda, eğer zevk alıyorsanız, izlenebilir. Buralardan anı
olarak alacağınız kılıç, bıçak türü eşyalar dönüşte havalimanında
muhtemelen sorun çıkaracaktır. |