| |
Paris, dünyada sanatın, kültürün
ve aşkın merkezidir. Seine Nehri geçer ortasından.
Nehrin üstündeki yüzyıllık ünlü köprüler günün her saatinde yalnız
taşıtları değil, her ülkenin insanına geçit verir. Bir yanında yazarların,
düşünürlerin, felsefecilerin, ressamların merkezi St-Germain
des Pres, öte yanında Louvre ve
Tuileries Bahçeleri. Sanat buradan doğar, dünyanın
yüzünü değiştiren düşünce akımları burada filiz verir.
Modanın merkezidir. Geçmişin,
tarihin görkemli tanığıdır Paris. Müzelerinde ve sokaklarında, ve
yüzlerce yıldır değişmeyen yüzleriyle ayakta kalan yapıtlarında
tarih ve günümüzün modernliği iç içe yaşar. Ernest Hemingway'ın
dediği gibi Paris bir şenliktir. Bir gece yarısı Notre-Dame'ın
önünden yürüyüp sanatçılar köprüsünden Rue de Rivoli'ye
çıkarken ansızın gölgelerin arasından bir flüt sesi çağırır sizi..
Az ötede metro durağının ağzında akordeon çalan bir müzisyenin hüzünlü
şarkısıyla kuşatılırsınız.. Genç bir adam sevgilisini öpmektedir
Pont Neuf'de ,fenerin altında..
Cafeler kırmızı şemsiyeleriyle, kırmızı ışıklarıyla
sokaklara taşmıştır ve dünyanın en şık kadınları, en zarif erkekleriyle
sokak gösterilerini izler okyanus ürünlerinin tadına bakarken..
Paris parfüm kokar, heykelleri, resimleri canlanır da bir gece düşlerinizde,
size Eiffel Kulesi'nden, Zafer Takı'ndan,
Invalides'den, Notre Dame de Paris Katedrali'nden
yaşam sanatının zarafetini gösterir.
Paris Gezilebilecek Yerler
Montmartre, Paris'in
bohem hayatının merkezidir. Kırmızı Değirmen'in
hemen arkasından başlar dik yokuşları. Picasso,
Salvador Dali buralardan Paris'e ve dünyaya egemenlik
kurmuşlardır. En yukarda kafelerle çevrili meydanin ortasında, resim
sehpalarının önünde sanatçılar yeniden renklendirirler, şekillendirirler
tablolarıyla kenti.
Büyük katedral Sacre Coeur
Paris'in üstünde, en tepede gerçekten gizli bir yürek gibi kenti
yüzyıllardır sevgiyle izler. Bu kentten kimler gelip geçmemiştir
ki.. Krallar, Kraliçeler, imparatorlar ve dillere destan saltanatları..
dünyayı sarsan büyük devrimler...büyük hırslar, büyük aşklar..yaşanası
ne varsa hepsinin en görkemlisi aydınlık Paris göğünün altından
akıp geçmiştir. Sacre-Coeur'un tam karşısında, öte yakada
Versailles Sarayı ünlü bahçeleri ve tarihiyle ışımaktadır.
Goblenli ve altın yaldızlı duvarları,
gizemli öyküleriyle hala kalın duvarların arkasında tarihini yaşatır.
Onun sol tarafında ise, Paris'in en son bölgesinde modern zamanların
simgesi La Defence tek farklı çağdaş yapısıyla
yükselmektedir. Şatoları, büyük parkları, eğlence merkezleri, moda
sanayisi, ve soluk alıp veren tarihiyle Paris hem bugünün en atılımcı
kenti hem de tarihin hiç bozulmamış yüzüdür. Ama yine de her şeyden
önce Paris insan demektir.
Parisli kadınların değişmez inceliği,
güzelliği tıpkı ortasından akıp geçen Sen Nehri
gibi hayatın pırıltılı yüzüne benzer.
|